20 Ocak 2009

BİRAZ DAHA MAVİ, BİRAZ DAHA DENİZ...

Sustunuz!

Konuşmuyorsunuz…

Nefesiniz kesik kesik…

İyi misiniz?


Sorulan soruları duymadığını anımsıyor şimdi.
Yorgun argın çıktığı yolun yarısına gelmeden kendini kaldırım taşlarının soğuğunda buldu…
Gözleri yarı açık etrafında kadınlar, çocuklar ve adamların meraklı bakışları arasında kaybolurken bulmuştu. Ne olduğunu, nasıl olduğunu anlayamadığı bu durumdan kurtulmak istiyordu. Yardımlar eşliğinde zar zor doğrulduğu yerde başındaki sersemliği fark etti. Dudağının kıyısında akan kanın tadı damaklarında hissederken aklında o an bir kez daha canlandı…

Birçok şey olmuştu, birden bire bütün hayatı altüst olmuştu…
Oysa her şeyi yerli yerinde yaşamayı seviyordu…
Dolabı dağınık olmayacak, eşyaları yerlerinden milim kaymayacaktı…
Sevmediği her şeyin esiriydi…
Sevmediklerinin yükü omuzlarından boynuna ağrılar bırakırken o yapamadığı her şey adına üzünçlerini sıralıyordu…

Etraftaki seslerle yeniden ayıldı…

İyiydi öncesine göre, azından zar zor çıkan cümleler ile sevmediği o uğultulu kalabalıktan kopup gitmeyi başarmıştı…
Dudağındaki kan kurumuştu..
İçinde hissettiği o boşluk, tarifsiz bir acı hissettiriyordu…
İçinde boğulmak üzereydi ama ağlamayı hiç beceremiyordu ki hiç becerememişti…
Ayakları onu denize götürmüştü, derin derin nefes alıp şimdi ne yapacağım diye yeniliyordu içinde kendi kendine sorularla doluydu düşünceleri soru işaretlerine yenikti…
Her şey öylesine aniydi ki…
Nasıl anlamamıştı, nasıl anlayamamıştı yabancılaşan bu adamın gözlerindeki o derin uzaklığı, nasıl da görememişti...
Nasıl da o olmuştu ama onun kendi olmadığını nasılda fark etmemişti…
Ellerini aynı sıcaklıkla tutmadığını ve yapay sevişmelerin sabahında kaçıp giden gözleri nasılda görmemişti…
Şimdi her şeyi anlıyordu…
Ona kızmıyordu içinde kızacak bir şey bulamıyordu daha çok kendi ile hesaplaşıyor kendini bu denli savunmasız bırakmasına anlam veremiyordu…
Öyle körü körüne bağlandığı hayatının ellerinin arasından gidişine bile kızamıyordu…
Herkes kendi sonunu kendi yazıyordu şimdi bunu daha iyi anlıyordu…

Hava kararmış akşam olmuştu bütün bir günü aynı sorular, aynı düşünceler eşliğinde geçirdiğini fark ettiğin de artık canı eskisi kadar yanmıyordu…
Yeni bir hayata yeniden sahip olacağını fark etmek kırgınlıklarının içinde tebessüm olmuştu ama henüz hazır değildi hayatına tanık olan onla karşılaşmaya…
Biraz daha mavi görmeli, biraz daha deniz koklamalıydı…
Saçları nemden yapış yapış olmalıydı…
Ancak o zaman ayaklarının üzerinde durabilecekti…
Deniz onu hep güçlü kılmıştı bu kez de aynı hissi yaşatacaktı.
Her şeyi geçmişte bırakıp geleceğe yürüyecekti…
Bir kez daha bunu başaracaktı bunu hep başarmıştı…

Hiç yorum yok: