13 Mart 2009

BİR AŞK ACISININ DOĞUM İZİYDİK...

ki aşk dengesizdi...
o,
ben,
biz,
ikimiz,
beklide üçümüz…
bir aşk sancısının doğum iziydik…
karanlık yağmurlu bir gece…
derin soluklar,
asılsız inlemeler…
bir gece nöbetinden tek gecelik bir sevişmenin terli sabahına uyanılmak üzere…
bölük pörcük, sıcak ve nemli bir uyku sendromu ve arkasına gizlenmiş
yerli yersiz düşüncelerin kibirli öfkesiydi gözlerinin karanlığında beliren…
cevapsız kalacak hunharca sorunun hesap defteri…
ki çizilmiş resimlerin,
çekilmiş fotoğrafların,
yazılmış hikayelerin oyuncuları,
yeni yetme sarhoşların bulanık bakışları,
yersiz naraları,
korkulu gözleri,
acılı dokunuşları…
kasıkları öfkeli bir geleceğin geçmişe ihaneti…
elleri sıcak bir dokunuşun akıl defteri…
yüzü hüzün,
yüzünde hüzün…
içinde gizlenmiş o his ile isimsiz buluşmanın yüzleşmesi…
ki gölgen içinde…
ki gölgen ateşle yanan bedenin kuraklığında
bir el ateş edilmiş bir kurşun izinin isabetsizliğinde…
içinde kin,
içinde geceden,
içinde benden kalma bir öfkenin sualsiz tanımı ki tarif yok hiçbir serzenişin…
oluru yok…
içinde döndüğün, içinde dönüp durduğun bu girdabın sonu yok…
bu öykünün bir dengesi yok…
başı yok, başı olmadığı gibi bir sonu da yok…
seni yok,
beni yok,
bizi yok…
yersiz bir hikayenin,
birbirine teğet geçmiş iki hayattan başka bir anlamı da yok…
hiçbir anlamı yok…


2 yorum:

delirapunzel dedi ki...

bu hikayede bir ben buldum,
o
ben
biz
belkide hepimiz..
çok güzel olmuş, eline sağlık..

tanura dedi ki...

çok teşekkür ederim :)